İstanbul Kapalıçarşı'nın içinde altın rengi kubbe aydınlatmasının altında çalışan bakırcı ustası, çevresinde geleneksel bakır kaplar ve müşteri kalabalığı

Mehmet Ercan, 2015 — Kapalıçarşı Serisi'nin ilk karelerinden. Doğal kubbe ışığı, sahneyi sahte bir stüdyo atmosferinden kurtarıyor.

On yıl boyunca aynı mekânı fotoğraflamak: bu eylem hem sanatçıya hem de izleyiciye ne verir? Mehmet Ercan'ın Kapalıçarşı projesi, belge fotoğrafçılığında sabır, güven ve teknik tutarlılığın nasıl dönüştürücü bir güce dönüştüğünü gösteren nadir örneklerden biridir.

Projenin Doğuşu: Tesadüften Tasarıma

Ercan, 2014 yılında bir gazete görevi için Kapalıçarşı'ya girdiğinde elinde yalnızca tek bir 35mm objektifli Canon 5D Mark II vardı. O gün çektiği fotoğraflar yayınlandı, iş bitti — ama Ercan gitmedi. Sonraki on yıl boyunca haftada en az iki gün aynı koridorlardan geçecek, aynı esnafla çay içecek ve zamanla belgesizleştirilen bir dünyanın kayıt tutucusuna dönüşecekti.

"Kapalıçarşı bir fotoğraf lokasyonu değil, yaşayan bir organizma" diyor Ercan. "İlk yıl hiç kamera çıkarmadım bazen. Sadece oturdum, dinledim ve varoluşumu hissettirdim." Bu alçakgönüllü giriş stratejisi, sonraki çalışmalarının temel ayrıcalığını yaratacaktı: konuların kameraya yabancılaşmamış, gerçek halleriyle görünmesi.

"Belge fotoğrafçısının en büyük tehlikesi görünmez olmak değil, görünür olmaktan korkmaktır. İnsanlar sizi tanıdığında kameranız bir tehdit olmaktan çıkar." — Mehmet Ercan, Kadrel Akademi Konuşmaları, Mart 2025

Teknik Okuma I: Kubbe Işığının Dramatik Potansiyeli

Kapalıçarşı'nın özgün mimarisi, fotoğrafçılık açısından hem bir hediye hem de bir tuzaktır. Kubbelerin tepe noktalarındaki küçük pencerelerden gelen doğal ışık, sert ve yönlü bir ışınım yaratır. Bu ışık öğleden önce Batı koridorlarını, öğleden sonra ise Doğu koridorlarını aydınlatır. Ercan'ın çalışmalarında ışığın dramatik kullanımı tesadüf değildir; yıllar içinde geliştirilen bir zaman ve mekân haritasının ürünüdür.

2018 tarihli "Bakırcı Ustası" serisi bu anlayışın zirvesini temsil eder. Çarşamba günleri saat 10:45 ile 11:20 arasında kubbenin güneybatı kolundan giren ışık, bakırcı tezgâhlarını tam olarak aydınlatır ve esnafın ellerini, yüzlerini heykelsi bir biçimde öne çıkarır. Ercan bu zamanlamayı iki yıl gözlemleyerek keşfetmiştir.

Kapalıçarşı kubbesinden süzülen dar ışık huzmesi yaşlı bir altın kuyumcusunun ellerine vururken karanlık arka planda diğer dükkanlar belirsizleşiyor

Ercan, 2018 — "Kuyumcu II." Kubbe ışığının yüksek kontrastı, ETTR (Sağa Poz) tekniğiyle kontrol edilmiş.

Teknik Okuma II: Çerçeveleme ve Sınır Etiği

Ercan'ın en tartışmalı tercihi, çerçevelemenin etik boyutlarıyla ilgilidir. "Bir insanı çerçevelerken neyi dışarıda bıraktığınız, neyi içeri aldığınız kadar önemlidir" diyor fotoğrafçı. Bu felsefe pratikte şöyle tezahür eder: Ercan'ın karelerinde çarşı koridorları hemen hiçbir zaman boş gösterilmez. Her karenin arka planında başka satıcılar, alışveriş yapanlar veya temizlik görevlileri bulunur. Bu tercih bilinçlidir: Kapalıçarşı'yı tek bir bireyin değil, bir topluluk ekosisteminin yurdu olarak çerçeveler.

Belge fotoğrafçılığında "kahraman figürü" tuzağı yaygındır: tek bir kişiyi merkezine alan, çevresini bulanıklaştıran ve böylece yapay bir yalnızlık hissi yaratan çerçeveler. Ercan buna bilinçli olarak karşı çıkar. f/5.6 ile f/8 arasında tuttuğu diyafram değerleri, arka planı gereksiz yere eritmeyen, mekânın derinliğini koruyan alan derinliği yaratır.

Etik Boyut: İzin, Güven ve Temsil Sorumluluğu

Proje, belge fotoğrafçılığının en hassas sorularını da gündeme taşımaktadır: Bir insanın özel anını fotoğraflamak için ne kadar yakınlık yeterlidir? Yayınlama hakkı, poz verme izninin ötesinde neyi kapsamalıdır?

Ercan bu soruları pratik bir protokolle yanıtlar. Her fotoğrafı yayınlamadan önce ilgili kişiyle paylaşır. Bunu hukuki zorunluluk değil, ahlaki bir vecibe olarak görür. Daha ilginç olanı, bu sürecin fotoğrafların kendisini de dönüştürmesidir. "Bazen bir esnaf 'bu benim en yorgun halim, bu kareden vazgeç' der. Vazgeçerim. Ama bazen 'bu kareni çok sevdim, bir baskı alabilir miyim?' diye sorar. O an projenin gerçekten neye ait olduğunu anlarsın."

"Fotoğraf bir belge olarak güçlüdür, ama bir ilişki olarak daha güçlüdür." — Mehmet Ercan

Seri İçinden Seçmeler: Kare Kare Okuma

Kare 1 — "Kapı Bekçisi, 2016": Sabah açılışında kapıda duran yaşlı bekçinin yüzü tam çerçevede, arka plandaki çarşı koridoru henüz boş. Siyah-beyaz. Ercan burada rengin dikkat dağıtacağını düşünmüş; yüzün kırışıklıkları ve hırkasının dokusu tek tanık olsun istemiş. ISO 1600, 1/60 sn, f/2.8. Gürültü yönetimi için Lightroom'da manuel luminans maskeleme.

Kare 2 — "Altın Terazisi, 2019": Bir kuyumcunun dijital terazi ile geleneksel bakır terazi arasında kalan ellerini anlık görüntüler. Kompozisyon üçüncüler kuralına değil, altın oran spiralinin kuyumcunun sol bileğinde sonlandığı noktaya göre kurgulanmış. Bu karenin hikâyesi, modern ile gelenekselin gündelik bir dokunuşla nasıl bir arada var olduğunu anlatır.

Kare 3 — "Öğle Arası, 2022": Namaz vakti geldiğinde çarşının bir bölümündeki dükkanlar kapanır, esnafın bir kısmı yakındaki camiye gider. Bu karede boş bir dükkanın camekânından içeri bakıyoruz; askıda duran cüppe, tezgâhtaki çay bardağı ve kapatılmış kasa. Sessizliğin fotoğrafı. Hiç insan yok ama yokluğun ağırlığı somuttur.

Eğitimsel Çıkarımlar: Kendi Projenize Uyarlama

Ercan'ın yaklaşımından çıkarılabilecek somut dersler şunlardır:

  • Uzun soluklu bağ kurun: Bir mekânı tek seferlik ziyaretle belgelemeye çalışmak, yüzeysel sonuçlar doğurur. Haftalık veya aylık ziyaret planı yapın.
  • Işık haritanızı oluşturun: Gün içinde farklı saatlerde aynı noktaların nasıl değiştiğini gözlemleyin. Bu bilgi, en güçlü karelerinizi belirlemenizi sağlar.
  • Arka planı ihmal etmeyin: Diyaframı otomatik olarak en geniş açıya almak, arka planı anlamsız kılar. Mekânın bağlamını koruyun.
  • Yayınlamadan önce paylaşın: Bu etik bir pratik olduğu kadar, uzun vadeli güven ilişkisi inşa etmenin en pratik yoludur.
  • Renk kararını konuya göre alın: Her proje siyah-beyaza ihtiyaç duymaz. Ama renk kullanıyorsanız, renklerin dramatik yüküne dikkat edin.

Sonuç: Sabır Bir Teknik Değil, Bir Felsefedir

Mehmet Ercan'ın Kapalıçarşı projesi, belge fotoğrafçılığının teknik bir disiplin olduğu kadar ilişkisel ve etik bir pratik olduğunu hatırlatır. On yıl boyunca geri dönmek; en iyi ışığı beklemek; yayınlamadan önce sormak — bunlar fotoğraf makinesiyle değil, zihinle yapılan seçimlerdir.

Proje, 2025 yılı sonunda İstanbul Fotoğraf Müzesi Derneği'nin Gümüşsuyu'ndaki mekânında kapsamlı bir sergiyle izleyiciye açılacak. 180 orijinal baskı, prova şeritleri ve Ercan'ın alan notlarından oluşacak serginin küratörlüğünü Kadrel akademisyenlerinden Zeynep Ural üstleniyor.

Sergiyle birlikte yayınlanacak monograf, mevcut belge fotoğrafçılığı kurslarımızda başvuru materyali olarak kullanılacak. Kursa kayıt için aşağıdaki iletişim formunu doldurun veya Belge Fotoğrafçılığı Kursu sayfasını ziyaret edin.